Portrait of a happy woman with her daughter

ANNENİZ HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİNİZİ DEĞİŞTİRİN


Herkes hayatında adım adım değişiklikler yapmak ister. Siz bu değişime annenizle ilişkinizi iyileştirerek başlayabilirsiniz. Örneğin, ona hoşuna gidecek bir hediye alın. Ancak yetişkin olmuş bir evladın bu görevleri yerine getirmesi annesiyle arasındaki o inişli-çıkışlı bağı yatıştırmaya yetmeyebiliyor. Peki, bir de annenize farklı bir açıdan bakmayı deneseniz? Buradaki ince ayrım çok önemli, çünkü annenize geçmişten beri hissettiğiniz olumsuz duygulardan, içinde çekingenlik olan gizli bir hayranlığa geçiş yapıyorsunuz. Psikoterapist Isabelle Filliozat, “Geçmişte sindirilmiş ya da asi bir çocuk da olsak bu geçişin zor olduğunu” belirtiyor. Amerikalı feminist yazar Nancy Friday ise, annemizle yekvücut olmadığımız sürece her zaman onunla savaş halinde kalacağımızı söylüyor. Annenizle aranızdaki çatışmayı, rekabeti, kızgınlığı bertaraf edip şefkat ve anlayışı devreye sokmak için işte size birkaç öneri: Annenizi eski zamanlardan tanıyan kişilerle konuşun ve onun genç kızken, nasıl biri olduğunu sorun. Oynadığı oyunlar, üzüldüğü şeyler veya hayalleri nelerdi? Nasıl bir kişiliği vardı? Onu tanıyanların anneniz hakkında en çok söylediği ortak noktalar neler? Topladığınız bu bilgilerle sizi doğurmadan önce onun da bir hayatının ve bir kişiliğinin olduğunu yavaş yavaş göreceksiniz.

Akabinde annenizi en iyi şekilde tanımladığını düşündüğünüz bir olumlu, bir de olumsuz sıfat belirleyin. Her iki sıfatın da içinde karşıt anlamlar taşıdığının bilincine varmalısınız. Diyelim ki, anneniz “cömert” bir insan (olumlu sıfat) ama bu aynı zamanda onun “her şeye burnunu sokan” biri olduğunu da gösterir. Anneniz “çabuk öfkelenen” (olumsuz sıfat) biriyse, bu aynı zamanda onun “samimi” tarafının işaretidir. Yani annenizin hem defoları hem de olumlu yönleri var. Bunları sıralamak için zaman ayırın ve size hangi olumlu özelliklerini aktardığını tespit edin. Daha sonra annenizle ikinizin de daha önce gitmediği bir yere gidin ve bütün gününüzü orada geçirin. Burası ikinizi de şaşırtacak bir yer olsun. Bu yer hakkında düşüncelerinizi birbirinizle paylaşın, ancak birbirinizden farklı düşündüğünüz noktalara yoğunlaşmayın. Sadece beraber bir gün geçirmenin tadını çıkarın.

Yazı: Pascale Senk, Çeviri: Hazal Louze

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

“ÇOCUĞUM BİZE YALAN SÖYLÜYOR”

Sonraki Yazılar

“PSİKOLOĞA HER ŞEY SÖYLENMELİ”