çocukyetiştirmek

ANNELERE ÖNERİLER

“Bir çocuğu büyütmek için bir köy gerekir”.

Annelik, ona ne atfederseniz edin, en zor insanlık hallerinden biridir. Bebeğiniz doğduğunda bütünüyle çaresiz ve mutlak bağımlı bir canlı olarak kucağınıza düşer. Bu ince derili, hassas ve kırılgan küçük canlı, sizden 7/24 ilgi, sevgi, şefkat, hizmet bekler. Siz onun ihtiyaçlarını karşılamazsanız yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Çok büyük bir sorumluluktur annelik. İnsanüstü çaba ve sabır gerektirir. Duygusal ve bedensel olarak zorlanmanız, bazen altından kalkamayacak gibi hissetmeniz doğaldır.

Anneliğin ilk ayları, en ilkel, en hayvani dürtülerin açığa çıktığı dönemdir. Diğer memelilerle paylaştığımız ortak özellikleri yaşantılarız. Eskiden rasyonel davranabildiğiniz durumlarda aşırı duygusallaşabilir, bebeğinizi korumak ya da sınırınızı tayin etmek için saldırganlaşabilirsiniz. Çevrenizdekiler bu durumun idrak ve kabulü ile hareket etmeli, size gebelikte olduğu gibi lohusalıkta da ilgi ve tolerans göstermelidir. Unutmuşlarsa yakınlarınıza hatırlatın.

En zorlu süreç olan ilk aylarda zaman zaman çelişik duygulara kapılmanız doğaldır. Bebeğinizi canınızdan çok sevmenize rağmen, gücünüz tükendiğinde bırakıp kaçmak isteyebilirsiniz. Paniğe kapılmayın. Böyle hissettiğiniz için kendinizi suçlamayın. Her ne kadar meleklik atfedilse de, anneler de insandır ve insan çelişkili duygularıyla tanımlıdır. Hiçbir duygu kalıcı değildir. Bırakın yıkıcı ya da olumsuz gelen duygular içinizden akıp geçsin. Biraz dinlendiğinizde bebeğinizin hizmetinde seve seve çalışmaya devam edeceksiniz. (Kaçma isteği ya da depresif durum süreklilik arz ederse bir uzmana görünün).

Afrikalılar “Bir çocuğu büyütmek için bir köy gerekir” derler. Doğrudur. Bir bebekle bir kadını aylarca dört duvar arasında birbirine mahkûm bırakmak büyük haksızlıktır aslında. Cengâverliğin lüzumu yok. Yardım isteyin. Dinlenmek, yenilenmek, kendinize zaman ayırmak, sevdiklerinizle buluşup konuşmak için yakınlarınızı, özellikle de babayı bebek bakımına ortak edin. Baba, annenin izin verdiği kadar baba olabilir. Bebeğinize dokunması, onu tanıması ve büyütebilmesi için eşinize yer açın.

Annelik yoğun duygu ve emek gerektirdiği için en yayılmacı, en kapsayıcı kimliklerden biridir. Diğer kimliklerden rol çalar. Buna karşı uyanık olmalı. Benliği tek bir role/kimliğe indirgemek, diğer kimliklerin işlev kaybına, dolayısıyla benliğin sakatlanmasına yol açar. Bebeğinizi büyütürken bir süre iş kimliğiniz askıya alınabilir ama özellikle kadın, eş, dost, arkadaş kimliklerinizi yaşantılamayı ihmal etmeyin.

Çocuğunuz sizin uzantınız, devamınız, projeniz, teselli ikramiyeniz ya da telafi süreciniz değildir. Kendine özgü biridir. Babanızın ya da kayınvalidenizin en sevmediğiniz mizaç özelliklerini ya da yatkınlıklarını taşıyor olabilir. Hangi genlerle dünyaya geleceğini tayin edemediniz, kaderini tayin etmeye de çalışmayın. Güvenliği, sağlığı ve gelişimi için elinizden gelen imkânları sağlayın ve gerisini akışa bırakın. Onu iyi yetiştirebilir, gerektiğinde yönlendirebilirsiniz ama başına gelecekleri kontrol edemezsiniz. Kim olacağına karar veremezsiniz. Bırakın kendi doğasını yaşasın. Onu kendine özgü bir birey olarak tanımaya ve saygı duymaya doğduğu günden itibaren başlayın. Bir insanın yavaş yavaş belirip kendisi olmasına merakla, ilgiyle, sevgiyle tanıklık etmek, ebeveyn olmanın en güzel yanı.

Etiketler:
Önceki Yazılar

KENDİNİZE KARŞI ŞEFKATLİ OLUN

Sonraki Yazılar

KOKULARLA IŞILDAYIN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir