alışkanlık

ALIŞKANLIKLARIN HAYATIMIZDAKİ YERİ

 

 


Yoga eğitmeni Müge Konuralp, yaşamımız ve bedenimizin ardında nelerin gizli olduğunu keşfetmek için kendimizden uzaklaşıp arka plandaki büyük resmi görebilmemiz gerektiğinden bahsediyor. Böylece enerji, uyku ve beslenme düzenimizi bozarak hayat kalitemizi etkileyen ve bizi robot yaşama sürükleyen alışkanlıklarımızın farkına varıyoruz.

Her birimizin sahip olduğu alışkanlıklar, kendimiz ve çevremizle olan ilişkilerimizi nasıl etkiliyor?

Her gün yaptığımız seçimler mantıkla verilen kararlarmış gibi görünse de her biri alışkanlıktır. Doğanın ritmiyle uyum halinde olan alışkanlıklar, yaşlansak da vücudu kuvvetlendirip zihnimizi temizler, ruhumuzu besleyerek hem kendimiz hem de etrafımızla olumlu ilişkiler yaratmamızı sağlar.

Vücudumuz ve dolayısıyla hayatımızla ilgili arzularımızın alışkanlıklarla ilişkisinden bahsedebilir misiniz?

Tabii ki bedeniniz ve yaşamınızdan memnunsanız sorun yok ama sanırım çoğumuz gibi şikâyet edeceğiniz bir, hatta birkaç şey vardır. Elbette hepimiz, istikrarlı enerji, iyi bir uyku düzeni, sağlam bir vücut, güçlü bir sindirim ve bağışıklık sistemi, açık ve geniş bir bakış açısının hayatımızda her daim yer almasını arzularız.

Bütün bu saydıklarınıza nasıl ulaşabiliriz?

Hayatınızı arıtıp yeniden düzenleyerek, bu oluşturduğunuz yenilikleri birer alışkanlığa dönüştürerek ve yaşam kalitesini yükselten bir tasarım yaratarak bunu başarabilirsiniz, çünkü insan düşünüp karar verebilen zeki bir varlık olarak yaratılmıştır.

Alışkanlıklar neden bu kadar önemli?

Eğer otomatikleşmiş alışkanlıklarınız standartların altında ve doğanın ritmine aykırı ise, hayatımızın dengesi bozulmaya başlar. Hislerimiz, düşüncelerimiz ve biyokimyamızı etkileyerek negatif yansımalar üretilmesine neden olur. Duyguları rahatlatmak yerine gerginliği deneyimleriz. Dolayısıyla da düşüncelerimiz ve ilişkilerimiz kaygı dolu bir hale dönüşür.

Doğanın ritmi ve alışkanlıklar arasındaki ilişki nedir?

Gün batımından sonra doğadaki enerji aşağı doğru inmeye başlar ve bir şekilde tabiat uykuya hazırlanır. Ama biz ne yaparız? Bu enerji gidişatını onurlandırarak ona saygı göstermek yerine, bilgisayar veya cep telefonlarımızla uğraşır, dışarda arkadaşlarla yiyip içer veya televizyon karşısında ‘zapping‘ yapıp uyuya kalırız, yani farkında olmadan enerjimizi yüksek seviyede tutmaya çalışırız. Günümüzde bizi tüm dünya ile her an irtibata geçirebilen, havalı ve yüksek teknolojiye sahip cihazlar var. Evet, çok güzel ama acaba vücudun bağlantı cihazı olan bağışıklık sisteminiz ne durumda! Eğer bir gece kuşu gibi yaşıyorsanız, vücudun kendini temizleme işini zorlaştırdığınızı ve bunu tekrar ederek zamanla bağışıklık sisteminizi de zayıflatacağınızı söyleyebilirim.

Peki, ne yapmalıyız?

Bilirsiniz, her şey, yolunda gitmeyen şeylerin farkına varıp düzeltme kararı almakla başlar. Ne yapmanız gerektiğini bilmek ve bu konuda harekete geçmek ilerlemenin iki ana prensibidir. Dönüşüme başlamak için alışkanlık evrimini kullanabilirsiniz. Dengenizi bozan ve sizi doğanın ritminden uzaklaştıran o alışkanlıkların farkına vararak hayatınızda neyin değişmesi gerektiğini anladığınız an süreç başlamış olacaktır.

Bu konuda kendinizle ilgili nasıl bir çalışma yaptınız?

Her şeyden evvel ben hayatımdaki öncelikleri tanımladım ve kim olmak istediğime karar verdim. Hayatıma katacağım, doğanın ritmine uyan yeni alışkanlıklar beni cezbetti ve denemeye karar verdim. Böylece bu dönüşüm süreci başladı. Başta benim için imkansız görünen uygulamaları küçük adımlarla ve benimle aynı çalışmayı yapan grup arkadaşlarımın desteği sayesinde hayatıma soktum. Uyku düzenim, kilo sorunlarım yola girdi ve kendimi daha sağlıklı hissederek yaşamaya başladım. Dileğim, yaşam kalitesini artırmayı arzulayan herkese yol gösterebilmek.

İnsan, bedeni, zihni ve ruhu ile bütünleştiğinde, hayatının bir amacı olduğunu anlayıp yaşamı daha barışçıl bir şekilde sahipleniyor.

mugekonuralp.com

 

 

Etiketler:
Önceki Yazılar

ÇAĞIMIZIN 10 YENİ SENDROMU

Sonraki Yazılar

MUZİPO KİDS SANCAKTEPE’DE AÇILDI!