afrika’nin-tropik-cenneti-zanzibar (3)

AFRİKA’NIN TROPİK CENNETİ: ZANZİBAR

 

 

Tropik ada dendiğinde ilk akla gelen adalar Maldivler, Phuket, Mauritius oluyor genelde, değil mi? Saklı ada Zanzibar nedense ilk akla gelenlerden değil ama âşık olup döndüğüm Zanzibar’ın güzelliklerini yakından keşfetmeye hazır olun.

Zanzibar nerede? Gitmek için en uygun zaman hangisi?

Afrika’nın batı kıyısında yer alan Tanzanya’ya bağlı Hint Okyanusu’nda yer alan, başkenti Stone Town olan Zanzibar, Unesco Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Tropikal iklime sahip olan Zanzibar’a gitmek için en ideal aylar ise aralık-şubat ve haziran-ekim arası. Etkileyici doğa olayı gelgit ise kuzey sahillerinde günde iki kez meydana geliyor. Kıyıdan çekilen okyanus suları sıra dışı bir deneyim yaşatıyor.

Zanzibar’a nasıl gidilir?

Zanzibar’a İstanbul’dan yedi buçuk saatlik bir uçuşla direkt gitmeniz mümkün. Bileti çok önceden alırsanız, gayet makul olabiliyor. Fakat daha uygun bilet arıyorsanız, önce Darüsselam’a ya da Kilimanjaro’ya gidip oradan da pırpırlı uçaklarla veya feribotla Zanzibar’a geçebiliyorsunuz.

Zanzibar’a giderken aşı yaptırmalı mı?

Zanzibar, Dünya Sağlık Örgütü’nün aşı yaptırılması gereken yerler listesinde değil. Zorunlu olmasa da tedbir amaçlı sarıhumma, tetanoz, tifo, Hepatit A, B gibi aşıları olabilirsiniz. Biz aşı yaptırmak yerine Atatürk Havalimanı’nda yer alan sağlık merkezinden sıtma ve sarıhumma hastalıklarına karşı bize önerdikleri hapı aldık. Gitmeden birkaç gün önce içmeye başlıyorsunuz ve oradayken devam ediyorsunuz. Adanın şehir merkezi ne yazık ki çok yoksul. Orada yeme-içme olaylarına girmiyorsanız ve gittiğiniz otel güvenilirse, bizim gibi yapabilirsiniz ama onun dışında gene de aşı yaptırmakta herhangi bir sakınca yok.

Büyüleyici Afrika kültürü ve mimarisi

Rüya gibi turkuvaz sulara, bembeyaz kumsallara, dev palmiyelere sahip Zanzibar, sadece bunları görmek için bile gidilesi bir yer. Bütün bunların yanı sıra Afrika ülkelerine, kültürüne ve mimarisine ayrı bir merakınız varsa, burayı şiddetle tavsiye ederiz.

Zanzibar’a sabaha karşı ulaştık ve şehirden geçerken hava hâlâ karanlıktı. Her yer insan doluydu, millet işe gitmek için yollara koyulmuştu. Etrafta görülmeye değer bir güzellik yoktu ama otele doğru yaklaştıkça ve şahane bir gün doğumuyla karşılaşınca, kendimi bir filmde gibi hissetmeye başladım. O muhteşem doğası adeta büyülüyordu. Dünyada sayılı dalış bölgelerinden biri olan Kizimkazi’de yer alan otelimiz The Residence Zanzibar’a vardığımızda ise harika bir karşılamayla karşılaştık.

Tüm odalar villa şeklinde ve kendine özel havuza sahip. İç mimari ve dekorasyona ayrı bir ilgim olduğu için otelin sahip olduğu detaylar çok hoşuma gitti. Otelde kullanılan bütün eşyalar masif ahşap. Yüksek tavanlı mekânlar, hasır ve bambudan eşyalar, ince işçiliğe sahip ahşap sandalye ve ağaçtan yapılma büyük kapılar oldukça etkileyici. Zanzibar, tarih boyunca sömürgeciler tarafından sık ziyaret edildiği için özellikle Mısır, Hint, Arap ve Portekiz etkileri taşıyan bir mimariye sahip.

Şu ana kadar gittiğim hiçbir ülkede bu kadar güler yüzlü ve misafirperver otel çalışanlarıyla karşılaşmadım. Herkesle oranın dilinde selamlaşarak,  yani “Jambo” diyerek yürüyorsunuz. En sık duyacağınız bir diğer kelime ise “Sorun yok, her şey yolunda” anlamına gelen “Hakuna Matata” olacak. Otel içinde dilerseniz “buggy” çağırarak bir yere gidebiliyorsunuz, dilerseniz de bisiklet kullanarak istediğiniz gibi dolaşabiliyorsunuz. Akşamları genelde sahilde ateş yakılıp canlı müzik eşliğinde dans ediliyor. Yemekler ise gerçekten diğer birçok tropik adaya göre oldukça başarılı. Zanzibar dendiğinde tabii ilk akla gelen, tropik meyveler ve deniz ürünleri.

Bir diğer keyifli şey ise her an bir maymun arkadaşla karşılaşma durumunuz. Kafalarına göre takılıyorlar ama sizden korktukları için fazla yaklaşmıyorlar. Siz onları rahatsız etmezseniz, onlar da sizi rahatsız etmiyorlar.

Yüzlerce yıl öncesine dayanan tarihi, bembeyaz kumlara sahip uzun kumsalları, dev palmiyeleri, muhteşem denizi, harika iklimi, muazzam günbatımı ve harika doğasıyla Zanzibar, “ölmeden önce görülmesi gereken yerler” listesi yapanların mutlaka görmesi gereken destinasyonların başında geliyor. 

Zanzibar’da gezilecek yerler

  • Kizimkazi bölgesinde dalış yapabilirsiniz.
  • Baharat adası olarak da bilinen Zanzibar’a gelmişken baharat turuna katılabilirsiniz. Kakao ve kahve ağaçlarını, tarçını, zencefili dalında görebilirsiniz.
  • Sesi ve sahne performansıyla dünyanın en güçlü sanatçılarından biri olan ve Queen grubunun efsane solisti Freddie Mercury’nin doğum yeri olan Stone Town’ı gezerek lokal mekânları, restoranları, barları ziyaret edebilirsiniz. Alışveriş içinse ahşap oyma sandıklar, baharatla dolu sepetler, dokuma paspas ve masa örtüleri alabilirsiniz. Capital Art Stüdyosu, Forodhani Bahçeleri ve Saray Müzesi’ni de gezmenizi öneririm.
  • Jozani Chwaka Bay National Park’ı ziyaret ederek kırmızı kolobus maymunlarla tanışabilir, yürüyüş yaparak ormanda doğanın tadını çıkarabilirsiniz.
  • Bir zamanlar hapishane olarak kullanılan, şimdiyse dev kara kaplumbağalarına ev sahipliği yapan Prison Island’ı gidip görebilirsiniz.
  • Michamwi bölgesinde Hint Okyanusu’nun ortasında bir kaya parçası üzerine kurulu The Rock Restaurant’ta mutlaka önceden rezervasyon yaptırarak farklı bir mekânda yemek yemenin tadını çıkarabilirsiniz.

Yazı ve fotoğraflar: Nilay Uzun İnan

 

 

Önceki Yazılar

YOGA TERAPİSİYLE UYKUSUZLUK PROBLEMİNİZİN ÜSTESİNDEN GELİN

Sonraki Yazılar

NASIL KARAR VERİYORUZ?