acik-duyuru

AÇIK DUYURU

 

 

Medyamız, şiddetin azaltılmasındaki rolünü sorgulamalıdır.

Günümüzde kadına yönelik şiddet en yaygın insan hakkı ihlallerinden biri. Şiddetin kaynağında, toplumun her alanında izlerini görebileceğimiz erkek egemen sistem ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği yatıyor.

Görerek, maruz bırakılarak öğrenilen şiddet, toplumsal kurumlar aracılığıyla sistematik bir şekilde hayatlarımızda yer alıyor. Araştırmalar, tüm sosyal statü ve eğitim seviyesindeki kadınların şiddete en çok maruz kaldıkları yerin evleri olduğunu gösteriyor. O yüzden televizyon, radyo, sosyal medya, basılı ve dijital yayınlarla evlerimize giren medyanın, toplumsal şiddetsizlik için önemli bir rolü olduğuna inanıyoruz. Medyanın toplumdaki yanlış inanışları pekiştiren bir etkisi olduğunun, doğru kullanıldığında ise toplumsal dönüşüm için etkin bir araç olduğunun farkındayız.

Medya, toplumda artan şiddet olayları karşısında sessizliği kırmakla, yok saymamakla, cinsel şiddet alanında hak temelli yayıncılık yapmakla ve farkındalık çalışmaları yürütmekle yükümlüdür.

Group Medya olarak, toplumsal cinsiyet eşitliği ve toplumsal şiddetsizlik için, medyanın ve tüm paydaşlarının sorumluluğunda olan üç temel soruna dikkat çekiyor ve çözüm önerileri sunuyoruz.

  1. MEDYADA KADINLAR TEMSİL SORUNU YAŞIYOR

Araştırmalar, yazılı ve görsel basında kadınlara yer verilen haberlerin, erkeklere yer verilenlere göre 1/3 oranından bile az olduğunu gösteriyor. Kadınların yer aldığı içeriklerde kullanılan ayrımcı dil, önyargılı ve hatalı varsayımlar ile yanlış bilgiler de etik olmayan temsil sorunlarına neden oluyor.

Bu ayrımcı tutum, medya sektöründeki kadın istihdamında da görülüyor. Günümüzde medya çalışanlarının büyük çoğunluğunu erkekler oluşturuyor.

Kurucusu da bir kadın olan, Türkiye’nin en büyük medya şirketlerinden Group Medya, medya sektöründe, bilgi ve iletişim teknolojilerinde kadın istihdamına ve kadınların yer aldığı haberlerde etik içeriğe önem veriyor.

Şirket çalışanlarımızın yüzde 63’ü kadınlardan oluşuyor. 22 karar alıcı pozisyonun 15’inde kadınlar yer alıyor.

Tüm basılı yayınlarımızda ve dijital platformlarımızda sorumlu yayıncılık anlayışıyla toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan, kadınların görünürlüğünü artıran, bağımsızlıklarını destekleyen, bireysel ve kolektif mücadelelerini besleyen uygun dil ve yaklaşımla, güçlendirici görsel ve yazılı içerikler üretiyoruz.

2. MEDYADA KADINLAR VE ERKEKLER CİNSİYET KALIPLARIYLA YANSITILIYOR

Medyada kız çocuklarının, oğlan çocuklarının, kadınların, erkeklerin ikili cinsiyet sistemi içerisinde cinsiyet ayrımcılığını besleyen kültürel söylemlerle, mitlerle ve stereotiplerle yansıtılması, yaşamın her alanında normatif davranış kalıplarını pekiştiriyor.

Dilde, görsellerde, haber içeriklerinde karşımıza çıkan bu kutuplaştırıcı yaklaşım hem kadınların hem de erkeklerin hayatla ilişkilenmelerinde tahrip edici etkilere yol açıyor.

Group Medya olarak, bilinçli ve bilinçsiz cinsiyet ayrımcılığını besleyen, zihinleri şekillendiren bu ve benzeri egemen kültürel inançlara ve kalıp yargı temelli normlara yayınlarımızda yer vermiyoruz. Bunun yerine cinsiyet dengesizliğini aşabileceğimiz, cinsiyet rolleri üzerindeki kalıp yargıları kırabileceğimiz, tüm bireyler için özgürleştirici ve ilham olucu içeriklere yer veriyoruz.

İkili cinsiyet sistemi dışında yer alan LGBTİ+ bireylere yayınlarımızda yer vererek görünürlüklerini artırmayı amaçlıyoruz. Kadınların ve LGBTİ+’ların kendi hayatlarıyla ilgili kararlar alması, eğitimden ve istihdamdan eşit oranda ve şartlarda faydalanması ve karar alıcı pozisyonlarda da varlıklarını sürdürebilmeleri için tüm bu alanlarda yayınlarımızla onları destekliyoruz.

Kültürel olarak cinsel şiddetin üretilmesine karşı, cinsiyet eşitsizliğiyle, ataerkil sistemle ve cinsiyet temelli şiddetle mücadele ediyoruz.

3. MEDYADA KADIN VE ERKEK ARASINDAKİ İLİŞKİNİN GELENEKSEL CİNSİYET ROLLERİYLE İFADE EDİLMESİ, AYRIMCILIĞI VE ŞİDDETİ NORMALLEŞTİRİYOR

Medyada erkekler saldırganlıklarıyla ve iktidarlarıyla ifade bulurken, kadınlar çoğunlukla erkeklerin cinsel arzularının bir nesnesi olarak metalaştırılıyor ya da kırılganlıklarıyla kurbanlaştırılıyor. Her iki tutumda da ilişkilerde kadınların edilgen, erkeklerin üstün ve baskın olarak yansıtıldığı içerikler, kadına yönelik her türlü şiddet davranışının toplumda normalleştirilmesine ve meşrulaştırılmasına neden oluyor.

Group Medya olarak, medyada yansıtılan cinsiyet ilişkilerini tanımlayan normların sistematik olarak sorgulanması gerektiğini savunuyoruz. Kadının toplumsal cinsiyet ilişkileri içinde ikincil ve öteki olarak konumlandırılmasını, şiddetin egemen hale gelmesini kabul etmiyor ve bu kalıp yargıları kırmak için çabalıyoruz.

Şiddetsizliğin de öğrenilebilir bir olgu olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle toplumsal algıyı dönüştürecek, etiketlenmeleri ortadan kaldıracak yaklaşımlar benimsiyoruz. Hem şirket içinde hem de yayınlarımızda taciz ve cinsel şiddet konusunda uygun bir dil ve yaklaşıma sahip, hak temelli ve bilgilendirici içerikler, düzenli eğitimler ve farkındalık çalışmaları yürütüyoruz.

Şiddetsizliğin bir toplum kültürü olabilmesi için, eşitlikçi cinsiyet yaklaşımını savunan; cinsel şiddeti meşrulaştıran, şiddete maruz bırakılanı suçlayan/yargılayan bir anlayış yerine, onay kültürünün yaygınlaşmasına katkı sunan, cinsel şiddeti görünürleştiren ve suç olduğunu vurgulayan, kurumsal sorumlulukları hatırlatan, hayatta kalanı güçlendiren ve haklarını gözeten içerikler üretiyoruz.

Medya, dünyamızı şekillendirme gücüne sahip. Bu gücü bilinçli ve toplumsal fayda gözeterek kullanmalıyız. Medyanın topluma doğru mesajlar vermekle yükümlü tüm aktörlerini ve paydaşlarını şiddetsiz bir toplum yaratmak için bu alanda hassasiyete ve işbirliğine davet ediyoruz.

#Medyadeğişirdünyadeğişir

 

 

Önceki Yazılar

AŞK GEÇMİŞİM ADLI OYUN UNİQ HALL SAHNESİNDE

Sonraki Yazılar

OPTİ İLE PESİ: BU DÜNYA HEPİMİZİN